26 Şubat 2009 Perşembe

Mum


Baldanadamin yeni favori kelimesi mum. Geçenlerde kısa süreli elektirik kesilince evde mum yakmak durumunda kaldık. Oğluş o gün mumdan çok etkilendi. Üfleyerek titrettik duvara elle hayvan figürü gölgeleri yaptık. O gece oyle geçip gitmişti. Dün akşam anneannesinde mumluk içinde duran bir mumu gördü ve mum dedi. Anladımki eletriksiz geçen geceyi unutmamış. Anneanneden eve gelince bende mumu yaktım ve değişik objeleri mumun arkasına tutup gölgeler yaptırdım. Objeleri hareket ettirerek golgeleri buyutup küçülttüm baldanadam pür dikkat beni izledi. Sonra mumu ufleme çalışmaları yaptık ve sonunda söndürdük. Mum sönüp ışığın yanması baldanadamın çok ta hoşuna gitmedi tabi. Uyuyana kadar mum mum diyip durdu. Sanırım bu sıralar bu etkinliği sık tekrarlayacağız.

Buarada dün akşam babam bana oğlun adam oldu dedi. Neden diye sordum. Ondan anneannesinden benim için çay istemesini söyledim dedi. Oda mutfağa gidip anneanneye "dede tay" demiş. Tabi bu kadar basit değil babam baldanadama anneanneden çay istemesi gerektiğini bayağı anlatmış ama sonuç başarılı :)Çalışan bir anne olarak bu anı ben göremedim tabi :( ama ardının geleceğini ümit ediyorum...

24 Şubat 2009 Salı

Kahvaltı alternatifi olarak kuymak


Kuymak karadeniz yöresinin sevilen bir yemeği. Oldukça lezzetli ve besleyici. Evimizde sıklıkla tüketilirdi (baba evi) eşim çok fazla sevmesede baldanadam doğduğundan beri bizim evinde favori kahvaltılığı arasına girdi. Kuzular için tarif şöyle;
Malzemeler
Kaşık ucuyla tereyağı
2 çorba kaşığı mısır unu
Minik dilimlenmiş kaşar peyniri yada beyaz peynir
Sıcak su

Yapılışı
Tereyağını eritip içine kaşar yada peyniri koyup bir iki çeviriyoruz. Mısır ununu da ekleyip biraz daha çeviriyoruz. Üstüne sıcak su ekleyip muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz. Biz yaşımızı geçtiğimiz için az tuz atıyoruz.

Oğluşun yumurta beyazını yemediği zamanlarda yumurtanın sarısınıda kuymaya atarak pişirdiğim oluyordu. Yumurtayı artık omlet olarak yediği için bu tür karışımlar yapmıyorum . Kuymağın orijinali biraz daha ağır özel bir de peyniri var aslında ama bu versiyonunu baldanadam icin uygun buldum. Çokta severek yiyor. Değişik kahvaltı alternetifi arayanlara duyrulur...

Not: Resim alıntıdır. Orijinali böyle yağlı işte. Benim yaptığım daha çok sarı ve biraz katı bir muhallebi görüntüsünde. Miktar olarakata bir kaseyi tam doldurmuyor.

23 Şubat 2009 Pazartesi

Nar tanesi nur tanesi


Annesininn birtanesiiiii...

Minik kuzumla narı çok seviyoruz hem yemesi güzel hem oynaması. Eğer ortamın renklenmesinden endişeniz yoksa çok eğlenceli bir oyuncağa dönüşebiliyor. Biz mutfağımızın halısını değiştirdik ve koyu renk aldık artık gönül rahatlığıyla kirletiyoruz :)

Narı daha önce suyunu sıkarak baldanadama içiriyordum. Faydaları saymakla bitmiyor. Böyle güzel nimetler içinde yaşadığımız için şükürler olsun. Artık boğazına bir şey kaçırma riski azaldığından narı tanelerine ayırıp kedinin yemesini sağlıyorum. Tabi yine gözlem altında. Nar tanelerine kendiside ayırmaya başladı yavaş yavaş. Önüne kocaman bir tas koyuyuroum. Nar tanelerini tek tek söküyor, tasa döküyor. Ham ham yiyor. Arada ağzındakileri tasa geri boşaltıyor. Bunu bilerek yapıyor dökülmelerini seyrediyor, bende o sıdara onu gıdıklayarak tepkimi belirtiyorum.

Dün akşam narı masada yemeyi tercih ettik. Masa üzerindeki nar taneleri yuvarlak kare gibi geometrik şekiller aldılar ve anında baldanadam tarafından dağıtılmak süretinde etrada saçıldılar. Baktım oynamayı yemeye tercih etmeye başladı. Narlardan saat yapıyorum dedim onları duvar saatindeki gibi dizmeye başladım. Oda benim saatimi bozmak için koyduğum nar tanelerini bir bir yutmaya başladı. Bir ara nar taneleri masa ile duvarın kenarına sıkıştılar. Çay kaşığı ile çıkarmayı ona gösterdim, göstermez olaydım bu seferde taneleri kendi oraya doldurmaya başladı eliyle :) sonrada çay kaşığıyla çıkarmaya çalıştı. Başarılı da oldu. Masanın yanındaki duvarın halini ise hiç sormayın...

Terbiyeli Tavuk Suyu Çorba


Bazen baldanadama ne pişirsem diye takılıp kalıyorum. Sıpam sürekli değişiklik istiyor. Bu hafta sonu terbiyeli tavuk suyu çorba yaptım. Daha önce yaptığımda daha çok severek yemişti, bu sefer gözü çay yanına atıştırmalıklara takılınca performans düşüklüğü yaşadık ama yinede iyiydi. Tarif şöyle;

Malzemeler:
Bir iki ufak parça tavuk- Ben but tercih ediyorum
2 çorba kaşığu un
yarım limon
1 yumurta sarısı
Az miktar tel şehriye
Biraz kıyılmış maydanoz

Hazırlanışı:
Tavuk parçalarını haşlayıp didikledikten sonra tavuk suyundan bir kaç kepçeyi ayrı bir kaba alıp yumurta sarısı un ve limonla karıştırıyorum. Karışımı tekrar tencereye döküp tel şeyriye ve tuzu da ekleyerek biraz daha pişiriyorum. Ocaktan almaya yakın ince kıyılmış maydanozuda ekliyorum. İçine bebek ekmeği ezerek oğluşa afiyetle yediriyorum...

22 Şubat 2009 Pazar

Haftasonumuz



Bu hafta sonu baldanadamla yeni bir etkinlik yapmadık. Bilindik oyunlarımızın tekrarı oldu. Bu rahatlığın sebebi her 2 gunde attaa gitmiş olmamız tabi. Cumartesi günü hem alışverişe hem dayımıza, pazar günü de yeni evli arkadaşlarımızın evine hayırlı olsuna gittik. Dayısının evi bilindik bir ev onun için uzun ama süredir gitmemiştik. Baldanadam her tarafı keşfetti yeniden. Dayısının maket arabalarıyla oynadı. Çekmeceleri karıştırdı. Dayısıyla beraber kitaplıktaki mimarlık dergilerini indirip tekrar yerine koydular. Velhasıl neşeliydi keyifliydi yine herkesin gözbebeğiydi...

Pazar günü ilk defa gideceği bir ev olacağından tepkisini merak ediyordum. Daha önceki bu tür deneyimlerimizde ilk başlarda huysuzluk yaptığı oluyordu ama bu sefer maşallah çok keyifliydi ziyaretimiz. Keşfedecek yeni yerler bulmanın sevinciyle neşe saçtı. Tabi bir sürü yaramazlıkta yaptı. Hem baldanadamın hem evin güvenliği! için sürekli peşindeydim. Yeni ev,tüm eşyalar açık renk, mobilyalar ise venge rengi!!! yani herşey leke ve kir göstermek üzere düzenlenmiş. Laf aramızda bizim evimizde aynı formatta ve şu anda halimiz içler acısı :) Baldanadamın ellerini bu temiz yüzeylerden korumak için ne kadar çaba sarfetsemde lezzetli ikramlara ben kendim yicem havasıyla daldırılan eller halı ve koltuklara itina ile sürüldü yinede. Merak etmeyin zaiyat yok, ortam süper anne tarafından temizlendi ama yeni evli çiftimiz çoçuk planlarını yeniden gözden geçirdiler sanırım.
Baldanadam bu evde bağlama ile de tanıştı. Tellerinden ses çıkarmak çok heyecanlandırdı onu sonra maharetli ellerden dinlediği mini konser bittiğinde attığı çığlıkla konserden de çok hoşlandığını anlamış olduk. Bir ara sessizlik oldu. Baldanadamın babasının yanına gitmiş olduğunu düşünsemde bir bakayım dedim. Bir de ne göreyim bizimki yatak odasına gitmiş çekmeceleri boşaltmakla meşgul :o yaramazlık yaptığının da farkında tarafımızdan basılınca hemen şirin bir sırıtışla işi kurtarmaya çalıştı ama yemedik tabi.

Gitme vaktine doğru evde bir alarm sesi duyuldu. Ses kimseye tanıdık gelmedi önce. Mutfaktan geldiini anladığımızda baldanadamın kaşla gözarasında fırının alarmını kurmuş olduğunu anladık :o Maceralı günün sonunda evde kalıcı bir hasr bırakmadan ayrılabildik şükür. Arabaya biner binmez baldanadam tüm masumluğuyla uykuya daldı ve uykusuna evde yatağında devam etti.

Minik baldanamımın içinde bir karıştırma canavavı var.Üstelik herşeyi ben yapıcam havasına da çok erken girdi sıpam, terrible two halini düşünek istemiyorum !!!
Allah yardımcımız olsun. Amin!

Dayisiyla bir resmini koyiyim dedim ama baya gerilere gittik. Yakın zaman resimleri evdeki bilgisayarda kalmış. Neyse bu da güzel bir poz...

20 Şubat 2009 Cuma

Duvarda el izleri


Geçen haftasonu etkinliklerimizden biri yine parmak boyasıydı. Bu sefer olayı biraz geliştirelim diye baskı yaptık. Ahşap çekmece kulbumuz yerinden çıkmıştı ve arkası delikli olduğu için boyandığında kağıda düğme resmi çizilmiş gibi iz bırakıyordu. Sarı mavi ve kırmızı renklerle çaşlıştık kırmızı baldanadamın çok ilgisini çekti parmağına sürdükten sonra dikkatle inceledi. Elindeki boyayı yüzüne sürdü bende yanımdaki küçükayna ile yüzünü ona gösterdim. Yüzünü bu sefer bilerek boyamaya başladı. Allahtan bu sefer ağzına götürme olayını yaşamadık. Bıyıklı sakallı halini aynada incelemesi çok şirindi.

Madem baskı yapıyoruz bari el izlerini de çıkaralım diye düşündüm ve baldanadamın ellerini boyadım. Düz kağıda el izlerini çıkardık. İlk göstermemden sonra elini bas der demez kağıda elini yapıştırdı. Çeşitli denemelerin sonunda 2 düzgün numune elde edebildik. Şimdi o izler baldanadamın odasının duvarlarını süslüyor. Göz hızasına astım önce ama hemen çekip çıkarıyor biraz daha yukarı astım. Arada elini uzatıp kendi el izi oldugunu anlatmaya çalışıyor. Başlıktaki sembolik bir resim ben henüz bizimkinin fotosunu çekmedim. Çekince eklerim inşallah

19 Şubat 2009 Perşembe

Aydede



Aydede ile tanışıklığımız yakın zamandaki dolunaylı günlerde oldu. Akşamlari anneanneden kendi evimize geçereken yolda gördük onu. Cok sevdi aydedeyi. Nerde diye sordugumuzda hemen gökyüzüne bakıyor. Her gece yatmadan bakiyoruz mutlaka aydede yerindemi diye. Dün evde baby ainstienın discover sky bölümünü seyrettirdim aydedeyi görsün diye. Çok heyecanlandi ekranda görünce. Ondan beridir dilinden düşürmüyor aydede aydede diye bağırıp duruyor. Ee bende hemen şarkısını söylüyorum...

Aydede aydede
Senin evin nerede
Çok tatli gülüyorsun
Çok şekersin aydede

Son iki dize benim uydurmam güfte ise tamamen bana ait :) bu cocuk sonunda beni bestesi yapacak :p

17 Şubat 2009 Salı

Vav Vav


Dün gece hava soğuk odasında üşür diye baldanadamla bizim odada yattık. Her gece en az bir kaç kere uyanan sıpam bu gece hiç uyanmadı. Sabah ezanından sonra ben birazdan kalkacağım için yarı uyanık şekilde yatarken dışarıda bir köpek havladı ve benim minik oğluşum gözleri kapalı yattığı yerden vav vav diye alcak sesle havladı :D uyandı herhalde dedim ama hiç gözlerini açmadan devam etti uyumaya. Oyle şekerdiki nerdeyse uyandırıp öpecektim. Vav vav ...

13 Şubat 2009 Cuma

Kakaolu Ev Pudingi


Kakaolu pudingi çok severim. Hem hafif ve kolay bir tatlı. Artık evimizde sağlığına çok değer verdiğimiz bir minik olduğundan hazır gıdalarla aramızı iyice açtık. Pudingide evde nasıl yaparım diye tarif araştırdım. Tarif şöyle;
Malzemeler
1/2 kg.soğuk süt
5-6 çorba kaşığı toz şeker
1 çay bardağı un
1 buçuk çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı tereyağı
1 pk.vanilya

Hazırlanışı

Soğuk süte şeker,kakao ve unu ekliyoruz. Topaklanmayacak şekilde karıştırıyoruz. Ben bunun için kolaya kaçıyorum ve mikser ile karıştırıyorum (baldanadamın deyimiyle vıcııt) sürekli karıştırılarak pişiriliyor. Baloncuk patlatmaya başladığında tereyağı ve vanilyayı ekleyip biraz daha karıştırıyoruz biraz daha pişiyor ve kaselere dolduruyoruz. Bu tarifle 4 kase elde ediliyor. Soğutup afiyetle yiyoruz.

Üzerini süslerken hindistan cevizini gülen bir yüz şeklinde kaseye döküyorum. Baldanadam gülen yüzü görünce seviniyor. Birkaç kere elma püresini pudingle karıştırarak da yedirdim hiç mızıldanmadan iştahla yedi.

12 Şubat 2009 Perşembe

Karton Küpler ve Kedi Kitabımız


Meraklı minik dergisinin hediyeleri arasında biraz buyuk cocuklar için bir oyun vardı. Hayvan resimlerinden kartondan küp şablonu. Oyunda bu kupler zar olarak kullanıyordu. Benim oglusum henuz boyle oyunlar oynayabilecek kadar buyuk değil ama küplerle oynayabilmesi için sablon küpü birleştirdim ezemesin diye içini kağıtla doldurdum ıslatmasın diyede koli bandıyla her tarafını kapladım. 2 adet çok şirin küpümüz oldu. Bunu yaparken de baldanadam beni seyretti ve her hamleme mudahele etmek istedi. Koli bandıyla parmaklarını bantladım. Şarırdı, eğlendi, çıkartmaya çalışırken bende küpleri tamamlama fırsatı buldum.

Baldanadam uyurken Kedi kartlarınıda küp yapmaya karar verdim bunlar ayrı ayrı kart şeklinde olduğu için biraz daha uğraştım ama sonuç güzel oldu.

Derginin içinde mini kitap yapmak içinde bir şablon vardı. Onu da yaptım koparma ve yutma ihtimaline karşı tel zımba yerine iğne iplik kullandım ve yine yırmaması için sayfaları koli bandıyla kapladım. Minik bir kitabımız daha olmuş oldu.





Küpleri ben dizdiğimde eliyle dağıtmak çok hoşuna gidiyor. Sen koy dediğimde ise 4 küpü rahatlıkla üst üste koyabiliyor. 5. yide deniyor fakat bu küpler çok dengeli değiller ve koli bandıyla kaplı oldukları için kayıyorlar. Bende yapamiyorum diye düşünmesin diye en fazla 3 kup koyuyorum önüne.

Dergiyi sıkıp suyunu çıkarmadığımız kaldı önümüzdeki haftasonu onuda deneriz belki :))

10 Şubat 2009 Salı

Meraklı Minik



Bu dergiyi yeni keşfettim.Aylık çıkan temalı bir dergi. Bu ayın teması kedilerdi. Oğlumla miuuvv miuvv sesleri eşliğinde her sayfayı inceledik. Kah heyecanlandık kah güldük. Çıkartmaları yerinden çıkarıp oraya buraya yapıştırırken çok eğlendik. Dergiyi kaldırdım yeni sayı çıkana kadar ara ara bakarız artık. Tüm annelere tavsiye ederim. Linkide
http://www.tubitak.gov.tr/merakliminik/
hemen inceleyin derim.Sadece 3 lira...


8 Şubat 2009 Pazar

Torticollis Kontrolümüz


Bu cumartesi torticollis ile ilgili kontrolumuzu yaptırmaya gittik. Konu çocuk cerrahisi alanına giriyor. Doktorumuzun onayıyla artık baldanadama spor yaptırmayacağız şükürler olsun. Son zamanlarda spora iyice direnir olmuştu. Yaptırmaya çalışırken çok ağlıyordu. Bu dönemi kapattığımıza hala inanamıyorum.

Bizim için oldukça zorlu bir tecrübe oldu. 24 günlukken torticollis teşhisi konuldu. O günden beri her gün yavrumun başını sağa sola öne ve arkada çevirerek spor yaptırıyorduk. Tabi tek yöntemimiz bu değil. Her daim solundan yaklaştık başını sola çevirebilmesi için ilgiç şeyleri hep solundan gösterdik. Aslında uzun süredir başını rahatlıkla sola çevirebiliyordu ama boynundaki sertlik geçmemişti hala daha bir miktar sertlik var. Doktor önemsiz olduğunu söyledi. Önemli olan başını çevirebilmesi ve yüz simetrisinde bozulma olmamasıymış. Bundan sonra da başını kendisinin sola çevirmesi için solundan ilginç şeyler göstermeye devam edeceğiz ve 2 ayda bir önden yüzünün resmini çekeceğiz simetride bozulma olup olmadığını kontrol etmek için.

Bu resim kırkı çıkmadan çekilmişti boynundaki sola eğiklik çok bariz belli oluyor.


Bu da son hali çok şükür.

6 Şubat 2009 Cuma

Bugün benim doğum günümm...


Baldanadamın annesi 28 oldu. Her yaşın ayrı bir güzelliği var derler ya doğruymuş ama en güzel yıllar seninle beraber olduğumuz zamanlar oldu oğulcuğum. Ben seninle yeniden doğdum...

5 Şubat 2009 Perşembe

Baldanadam Yürüyor



Baldanadamımız yurume çalişmalarına çok erkenden başlamış olsada bağımsız adımlarını atmaya yeni başladı. Yaklaşık 3-3,5 aydır eşyalara tutunarak yürüyordu. Son bir aydır da 4-5 adımı bizim cesaretlendirmemizle atmaya başlamıştı. Çok temkinli olduğu için kendi kendine yürümeyi başlatmaya cesaret edemiyordu. Dun akşamdan deri olukça uzun mesafeleri kendi kendine yürümeye başladı üstelik yürümeye başlaması için biz hiç bir şey yapmıyoruz. Henuz hala temkinli ve yavaş adımlar atıyor. Sanırım yakında peşinden koşmaya başlıyacağız.

Güzel kuzucuğum tüm adımlarını güzelliklere iyiliklere atarsın inşallah.

2 Şubat 2009 Pazartesi

Daha Dün Annemizin



Hepimizin bildiği çoçuk şarkısı, oğlum için yeni versiyonunu oluşturdum. Yatmadan önceki sütünü benim kucağımda ayaklarını çağraz yaparak içiyor. Bende o sırada ona bu şarkıyı söylüyorum :)

"Daha dün annecimin karınında yaşarken
Sütümü mamacımı kordonumdan içerken
Şimdi bir bebek oldum kucağını doldurdum
Süt ver bana annecim seni çok seviyorum"

1 Şubat 2009 Pazar

Parmak Boyası

14 aylık bir bebiş için sanırım erken bir çalışma oldu. Hala herşeyi ağzımıza götürmekten vazgeçemedik malesef.

Yaklaşık 10-15 dakika oynadık önce kağıdı boyadı yetmedi etraf batmasın diye serdiğim gazeteleri boyamaya başladı ama en çok ellerini boyarken eğlendi.



Bundan sonra parmak boyasını gıda boyasıyla kendim yapmayı düşünüyorum. Böylece her saniye elini ağzına götürecekmi diye düşünmekten kurtulurum. Yine de ilk deneme için oldukça iyiydi bence.

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Baldanadam