30 Eylül 2009 Çarşamba

Duvardaki deniz




Balık çiz lafından sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi. Balığı çizdim, kestim. O arkasına yapıştırıcı sürdü. Gösterdiği yerlere yapıştırdım. Sonra yapıştırıcıyla yetinmedi üstlerini tekrar bantlamak istedi. Ben bantı tuttum o kesti. Sonra minik parmaklarına bantı doğru şekilde tutturdum oda gidip yapıştırdı. Tabi ben bu fotoları yayınlayana kadar o deniz canlıları çoktan yerlerinden söküldüler :) yine o minik parmaklar tarafından...

28 Eylül 2009 Pazartesi

En sevdiğim sayı


Baldanadama rakamlı ne sorarsak soralım cevap anında hazır.

-Oğlum kaç yaşındasın?
-Dokuz

-Oğlum burada kaç tane kalem var?
-Dokuz

-Oğlum birden sonra ne gelir?
Elle parmaklar tutulur sayıyormuş gibi yapar ama cevap tanıdıktır.
-Dokuz

-Oğlum saat kaç?
Cevap vemeden önce mutlaka saate bakar ama cevap hep aynıdır.
-Dokuz
-Eminmisin?
-Emin yada bazen dokuz buçuk!

27 Eylül 2009 Pazar

Kağıt tabaktan panda

Kağıt tabaktan panda kuklası yapımını burada görünce hemen yapmalıyım dedim kendi kendime. Nede olsa baldanadamın pandalara karşı özel bir ilgisi var. Malzemeler kolay kağıt tabak, siyah elişi kağıdı, biraz yapıştırıcı. Orijinalinde iki tabağı birbirine zımba ile tutturuyorlardı. Ben çıkarmaya çalışır da bir yerine batar diye iplikle dikmeyi tercih ettim. Baldantatlım kulakları ve gözleri yapıştırıcı sürüp yerine yapıştırmada bana yardım etti. Tabi sonradan düzeltmeler yaptım :)
Görüntüsü gayet iyi oldu. Şimdi ara ara pandayı elime alıp yada legodan yaptığım robot adamın başına geçirip konuşturuyorum. Bu arada pandanın yüzü sonradan baldanadam tarfından biraz karalan ama hala sevimli sayılır :)


Panda önden görünüş


Arkaya yarısı kesilmiş bir kağıt tabak diktim. Bu eli geçirebilmek için.

26 Eylül 2009 Cumartesi

Otobüscülük oyunu

Bu oyun legolarla masa sandalye yapıp matruşka bebeklerimize yemek yedirirken ortaya çıktı. Baldanadam masanın etrafına yapılacak 4 sandalyeyle yetinmeyip butün legoları sandalyeye dönüştürünce bu kadar sandalyeden en güzel bir otobüs yapıpır dedik ve sandalyeleri arka arkaya dizdik. Matruşka bebeklerimiz bu sefer yolcu oldular ve durakta otobüs beklediler. Akbilini basan otobüse bindi ve yerine yerleşti. İnmek isteyende inme düğmesine basıp otobüsü durdurdu.


Yolcularının kimi ayakta kimi oturuyor.


önde şöför koltuğumuz yanında akbil kutusu. İnmek isteyende otobüsün ortasındaki legoya basıyor :)

24 Eylül 2009 Perşembe

Foto tembeli baldananne

Yayınlayacak ne çok post birikti. Bir kısmının fotorafını çekmediğim için, bir kısmınıda çektiğim halde aktarmadığım için oylece kaldılar. Plastik tabaktan pandamız, kağıttan kesip duvara yapıştırdığımız deniz hayvanları, legolardan otobüscülük oyunumuz, çoraptan kedi kuklamız, vs. hepsi yayınlanmayı bekliyor. Bu hafta sonu hepsinin fotoraf işlerini halledeceğim inşallah.
Evet fotoğraf konusunda çok tembelim ama bu elimdeki fotoraflarla birşeyler yapmamama engel değil. Alın bakalım size değişik baldantatlılar...


Bıyıklı baldanadam

Sakallı baldanadam

Minik panda

Minik kedi

Şeker kızım

Ah daha da şeker kızım :)

Not: Neslihan bu siteyi keşfetmemi sağladığın için teşekkürler :) işte şeker fotoların kaynağı http://labs.mppark.jp/hige/

23 Eylül 2009 Çarşamba

Eşleştirme kartları

Baldantalımla ara ara eşleştirme kartlarıyla oynamayı deniyordum. Hiç ilgilenmediği gibi kartları buruşturup atıyordu. Arefe günü eşleştirmeye kartlardan değilde çoraplardan başlamaya karar verdim. 3 çift başka başka renkli çorabı birbirine karıştırıp önüne koydum aralarından birini seçip eşini bulmasını istedim. Hiç tereddüt etmeden tüm çorapların eşlerini buldu. Bu oyundan hoşlandı ve bir kaç defa daha oynamak istedi. Ertesi gün dah önce ona göstermediğim kart gurubunu çıkardım. Ve bingo bu sefer kartları buruşturup atmadı. Birlikte eşleştirme yaptık. Bu birebir eşlemeli olan bir kart gurubuydu. Ertesi gün de meraklı miniğin son sayısındaki hayvanlar ve derilerinin detaylarının eşlendiği kart gurubunu eşledik. Önce bir kere gösterdim tabi. Şimdi her akşam bir kere kart oynayalım diyor ama aynı kartlardan sıkıldı. Artık yırtıp buruşturmadan kartlarla oynama başladığı için alternatiflerim çoğaldı. Ona renkleri, zıt kavramları, vs. eşleştiren kartlar hazırlayacağım inşallah. Kart yapmak için vakit ayıramayacaklara meraklı miniği tavsiye ederim her ay yeni bir kart gurubu hazır olarak elinize gelmiş oluyor.

22 Eylül 2009 Salı

Bayramdan kısa kısa


Kısa ama güzel bir bayram tatilin ardından yine kürkçü dükkanına geri geldik. Her günümüz bir başka güzel geçti çok şükür. Büyüklerin ziyaret edildiği, küçüklerin sevindirildiği gayet klasik ama bir o kadar neşeli bir bayram oldu.
Baldanadam için her gittiği ev yeni bir macera, yeni bir keşif mekanı oldu. O kadar alıştırma yapmış olsakta el öpmeyi reddetti. Her gittiğimiz evde sanki kendi ev sahibiymiş gibi herkese kolonya ikram etti. Bir turla yetinmeyince kolonyaların bekaası için mahsuscuktan dökmeyi öğrettim . Ev sahiplerinin hepsini çaktırmadan tembihlediğim için bu bayram da şekerin tadına bakamadı. İki lokum ve toplamda ancak 2 kare edebilecek çikolatayla bu bayramı atlatmış olduk. Daha fazla çikolata istedi tabiki ama onu da oyunla geçiştirmeyi başardım. Çikolata bitti oğlum mukulata istermisin diye sordum. Sonra hayali çikolatayı cebimden çıkarıp verdim. Sanırım bayram boyunca onlarca mukulata yedi :)

Genelde geri dönüş yolunda baba kucağında uyuya kaldı ve evde uykuya devam etti. Öğleden sonralarıda evde değişik aktivitelerle geçirdik. Aktivitelerimiz ve ürünlerimiz için ayrı bir post hazırlayacağım sanırım. Tekrardan herkesin geçmiş bayramını kutlarım...

18 Eylül 2009 Cuma

Hayırlı bayramalar


Günler uzun akşam nasıl olacak derken hiç anlamadan ramazanı bitirdik bile. Ramazanın bitmesinin hüznü ile bayramın sevincini aynı anda hissediyoruz artık. Baldanadamla birlikte yeniden çoçuk olduğumuz için bayramlar artık bizim için daha güzel, daha anlamlı. Yarın bayramlık için eksiklerimizi tamamlayacağız inşallah. Baldandadam el öpmeyi de öğrendi. Eh artık bayram için hazır sayılırız.

Her bayram olduğu rutin akraba ziyaretlerimizi yapacağız Allah izin verirse. Dede, dayı, nine, büyük dayılar, büyük amcalar gidecek çook yeri var baldanadamın. Gezemelerde olduğumuz için kısa süreli bir ara vermiş olacağım bloğa. Şimdiden herkese iyi bayramlar dilerim.

17 Eylül 2009 Perşembe

Bi daha mı tövbee


Uykudan önce hareketli oyunlar oynamayın en bilinen uyku rutini tavsiyelerinden biridir. Bizde genelde bu kurala uymaya çalışsakta arada bir ipin ucunu kaçırdığımız oluyor.
Dun akşam baldanadan ısrarla "Lokum yoksa ben yokum" şarısını dinlemek istediği için babasına bilgisayardan açtırıp dinlemesine izin verdik. Tabiki dinlemekle yetinmeyip dans etmeyede başladı. Coşkusuna kapılmak elde değildi. Bizde onunla dans ettik. "Lokum yoksa ben yokum"un ardından "Ali babanın çiftliği" ve diğerleri geldi. Halasıyla ben arada kaytarıp oturmaya çalıştıysakta anne kalk, hala kalk direktifleriyle ne bizi oturttu ne kendi oturdu. İşler iyice çığrından çıktığında gıdıklama savaşları ve kahkahalar ardı ardını kovalıyordu. Buraya kadarki kısım tabiki madalyonun şirin yüzü oldu. Gelgelelim madalyonun diğer yüzüne, arada kısa bir süt molasına haricinde neredeyse saat 11 e kadar koşuşturan minik sıpa ancak saat tam 1 de uyuyabildi dolayısıyla bizde!!!
Bir daha akşam dansmıı tövbeee...

Bozuk para kutusu



Montessori materyalerinden bir kısmını evde yapabileceğimi düşünüyorum. Resimdeki montessori materyalini evde bulaşık deterjanı kutusuyla yaptım. Yaklaşık 3 gündür baldanadam ara ara oynuyor. Evde fotoraf çekmeye pek fırsatım olmadığı için benimkini gösteremeyeceğim. Resimdeki kadar güzel gözükmesede aynı amaca hizmet ettiği kesin. El göz koordinasyonu :)

14 Eylül 2009 Pazartesi

Bir günün özeti

*Sabah 7 civarı kalkış
*Yataktan çekyata geçip uyku mahmurluğunu atmak üzere bir sabah kitabı okuma.
*Pastel boyalarla deftere karalamalar yapma anneye resim çizdirme.
*Arada sıkılıp masasını ve sandelyelerini ters çevirtme birazda o şekilde oynama.
*Birlikte mutfağa gidip temizleri bulaşıp makinesinden anneyle birlikte çıkarma.
*Saat 8 civarı kahvaltı.
*Kahvaltıdan sonra makinedeki yıkanmış çamaşırları asarken anneye yardım etme.
*Annenin sırtına binik dıgıdık atçılık oynama.
*Pandayı sırtına kurdele ile bağlatıp onun dıgıdık atı olma.
*Hafta sonu olduğundan ortalıkta bulduğu bilgisayarı açtırmak için ısrar etme.
*Bu haftaki kota henüz dolmadığı için annenin bilgisayarı açması ve birlikte fotoğraflara bakma.
*Her fotoğrafta annenin sorularına cevap verme.
*Kurdale kovalamaca oynama.
*Meyve saati:
-Dilimlenmiş kiviyi kendi tabağında çatalla kendisi yeme.
*Arada yine pastel boyalarla oynama.
*Telefonda dayıyla konuşma.
-Anne de konuşmaya çalışır ve iftara davet eder.
*Salona minderlerden ev yapma kapı çalmaca oynama.
*Yağmuru seyretme.
*Pencere kenarındaki saksıdaki biberleri koparma.
*Saat 11 bucuk civarı mahmurlaşan gözleri uyutma denemesi:
-Annenin yatarsan masal anlatacağım anlaşmasına uyarak yatağa girip kafayı yastığa koyma.Masal dinlerken mayışacağına heyecanlanması.Ayağa dikilip şımarık hareketler yapma.Kafanı yastığa koyarsan anlatmaya deva mederim numarasını artık yememe ve yatak başına kafayı dayayıp oranın yastık olduğunu idda etme. Ayaktamı uyuyacaksın diyince kıkırdama. Annenin bu şiriklik numaralarına dayanamayıp gıdıklaması ve yalan olan uyku saati:)
*Birlikte yatak odasına geçip annenin yatağı düzeltme.
*Daha önceden kurumuş çamaşırları anne katlarken bozma (katlamak niyetiyle tabi),eline verilenleri çekmecelere yerleştirme.
*Gazeteleri karıştırma, kalem isteyip karalama.
*Babanın uyku olayına el etması ve yaklaşık 15 dakika içince saat 12:30 civarı uyku.
*Gazetelere hızlı bir göz tıştan sonra annenin maratonu başlar.Banyo tuvalet temizlenir. Aynalar silinir, etraf toparlanır. Akşama iftara misafir geleceğinden geri kalan süre mutfakta geçirilir. Kuzu 15:30 gibi uyandığından anne henüz oturamamıştır.
*Uyanan kuzu kendinde gelene kadar odasında legolarıyla oynanır.
*Açıkıp açıkmadığı sorulduğunda mama diyince mutfağa gidip tavuklu arpa şehriye çorbası içirilir.
*Marketçilik oynama:
-Oyuncak sebzeler koltuğa dizilir, sonra market sepetine doldurulur. Kasa gorevi gören anneye aldıkları tektek verilir anne dıtdıt sesi eşliğinden ürünleri kasada geçer para ister. Parayı alır ve üstünü uzatır. Sonra kuzu aldıklarınu annenin tuttuğu poşete doldurur ve evinin yolunu tutar
*Alınan malzemeler mutfaga götürülür orta boy plastik bir leğen tencere olur ve kuzu onda karıştıra karıştıra yemek pişirir. Pişirdiklerini yiyormuş gibi yapar anneye yedirir.
*Bir ara akşam için annenin hazırladığı ıslak keki buzdolabında görür ve maraza çıkarır.İştahı kesilmesin diye başka şeylerle oyalanır kek unutturulmaya çalışılır.
*İnterneten çoçuk şarkıları bulunup çalınır, birlikte dans edilir.
*Anneye poşetten balon yapması için çöp poşeti getirir. Anne artık her tarafı patlamış olan poşettten küçük balonlar yapar kuzu patlatır.
*İftar için son rutuşlar yapılırken baldanadamda mutfakta anneye eşlik eder. Soğan getirir, doğrarken annenin bıçağı tutan elini tutar (birlikte yapıyoruz manasında)
*Sofra kurulurken yardım eder kendince.
*Anne salata yaparken masaya koyduğu saltalıkları gidip gelip yer. Bir yandan da sofrayı kuran halasına yardım etmektedir.
*Misafirler gelene kadar çeşitli oyunlarla oynanır yine.
*Dayıyla yenge gelir.
*Bayram için çalıştığımız el öpme alıştırmaları dayı ve yengeninin elinini öpmeyle hız kazanır.
*Yengeye odasını son halinive boyalarını gösterir.
*İftar saatine kadar pencere kenarında cami ışıklarının yanması beklenir.
*Hep birlikte iftar sofrasına oturulur. Baldanadam annesinin kucağında olduğu için onların önlerindeki örtü renkten renge girer.
*Yemekten sonra çay yanına şeyler hazırlanırken keki yine gören baldanadam artık durdurlamaz herkesten önce bir dilim yer.
*Tabaklar salona taşınırken baldandadamda şekerliği taşır.
*Baldanadam herkese şeker tutar tutmakla kalmaz bardaklarına atar. Bitade daha diye ısrar eder.
*Laf nereden açıldıysa mum diye tuturur. Anne çay tabakalrına doğum günü mumları koyar ve ışıkalrı kapatıp çayda çıra oynarlar. Herkes tempo tutar tabii :)
*Bir ara odasında dayısıyla arabacılık oynar. Anneden trafik lambası ister.
-Annenin önce yaptığı lambayı yırttığı hatırlatılır. Isrardan vazgeçmeyinde anne sulu boya kutusunu şipşak kesip içini pastel boyayla boyar ve trafik ışığına dönüştürür. Koli bandıyla duvara yapıştırır.
*Misafirler öpücüklerle uğurlanır.
*Anne süt ısıtır.
*Sütünü içerke anne kuzusuna şarkı söyler.
*Kuzu sütü bırakıp yaramazlık peşinde koşturmaya tekrar başladığında anne koltuğunda mayışmıştır.
*Bir ara koltukta uyuklar sonra kuzunun altını değiştirip babaya uyutması için postalar.

Not: Aklıma geldiğince yazmaya çalıştım. Arada alt değiştirme, üst baş değiştirme,su içme, el yüz yıkama gibi basit görünen ama aslında herşeyi kendi yapmak istediğinden yorucu işlere dönüşen rutinler de var ve tabi bol bol öpücük, kucak ve sohbetide unutmamalı.
Evde olduğumuz günler genelde benzeri şekilde geçiyor. Hava güzel olduğunda standart market ve park gezilerimiz de var tabi. Önümüz kış ev içi değişik aktivite arayışındayım. Fikri olan bana yazarsa sevinirim.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Bir Şarkısın Sen



Çocukların istismar edildiğini görmekten bıktım usandım. Her gün mesaisini kucagında yaklaşık 2 yaş bebeğiyle geçtiğim üstgeçitte yapan o dilenci kadının beynini patlatıp kucağında ağlayan o masum yavruyu alıp kaçasım geliyor. Ama sadece saklayamadığım gözyaşlarımı akıtıyorum umutsuzca.

Ne aileler ne de devletimiz hazinemiz olan çocuklarımızı korumuyorlar. Avrupalıları çoçukları sevmemekle, büyüyünce başından atmakla suçlarız ama kendi ülkemizde her türlü istismara, ihmale, kötü muamaleye maruz kalmarına duyarsız davranırız. Halbuki medeni ülkelerde çoçuklar kanunlarla koruma altındalar. Onlara kötü davranan aileleri bile olsa hiç düşünülmeden ellerinden alınırlar. Bizde ise çoçuk tecavüze uğramış olsa bile psikolojisi bozulmamıştır gibi garip raporlarla çocuğun tecavüzcüsü az bir cezayla kurtulur ve başka çocuklara saldırmak üzere serbest kalır yada madur çocuk ailesi tarafından bir sapıkla evlendirilmek zorunda bırakılır. Kanunlarda boşluklar, işleyişlerde aksaklıklar,insanlarımızda bu duyarsızlık olduğu sürece sağlıklı nesiller yetişitirmek ne kadar da zor...

Bu kadar olumsuz karamsar duyguların birden hortlaması sebepsiz değil tabi. TV izlemediğimiz için haberdar oladığım bir yarışma programını yine bloglar sayesinde öğrendim. Yaşları 10 dan başlayan çoçukların juri üyeleri karşısında şarkı söyledikleri saçma sapan bir şey. Uyumaları gereken saatlerde yapılan çekimler, yetişkin kıyafetleri ve makyaj içindeki halleri, söyledikleri yaşlarına uymayan şarkılar, kendini jüriye beğendirme stresi, üzerlerinden para kazanmayı hayal eden ailelerinin beklentileri,vs. herşey çoçukların aleyhine. Konu ile ilgili şuradaki uzman görüşünü okuyunca vahamet daha iyi anlaşılıyor. Malesef ulusal bir kanalda düpedüz çoçuk istismarı yapılıyor ama kimsenin umurunda değil. Ne kanun koyucular konuya el atıyor nede insanlar durumu protesto ediyor. Ben kendi çapımda rtüğe şikayette bulundum en azından hiç bişey yapamadım dememek için. Belki şikayetler artarsa yayından kaldırılması ihtimali olur diye duyarlı olduğuna inandığım insanlara da mail attım. Buradanda yazıyorum lütfen yukarıdaki linkteki makaleyi okuyun ve bu programı rtüğe şikayet edin!!!



8 Eylül 2009 Salı

Evcilik


Salonda koltuk minderlerini dizerek ev yapıyoruz. Orta yere bir minder koyup masa yapıyoruz. Masaya masuscuktan tabaklar koyup yemekler yiyoruz. Sonra tabakları toplayıp masuscuktan bulaşık makinesine koyup yıkıyoruz.
Baldanadam minderden duvarın dışına çıkıp ding dong diye kapıyı çalıyor ben kimoo diyorum oda adını soyleyip içeri giriyor. Hoşgeldinizz nasılsınız diyorum oda iyi diyor.
Bu evcilik olayı iyice sardı bir kaç gündür. Oğlumun bebeklikten çıkıp çoçukluğa geçişinin kanıtı gibi...Oyunları marketçilik,doktorculuk,vs. şeklinde çeşitlendireceğim zamanla. Tabi bazı mesaj kaygılarımda var. Oyunlar sayesinde nerde nasıl davranması gerektiğini de öğrenmiş olacak inşallah. Şimdiden kimo deyince ismini söylemeyi öğrendi mesela!!

7 Eylül 2009 Pazartesi

Müzik dinliyorlar

Oyun gurubumuzu uzun süredir üçlü olarak biraraya getiremedik. Bu cumartesi yine ikili bir buluşmamız oldu. Kuzular için sepete top atma aktivitesini düşünmüş olsakta onlar planlarımıza uymamayı tercih ettiler. Legolardan kule yapma, baldadamın hayali arabasında gezinti, fış fış kayıkçı oyunlarının yanında, mp3 playerden müzik dinleme gibi değişik faaliyetler onların daha çok ilgisini çekti.


Ne kadar ciddiler. Gören haberleri dinliyorlar sanır!


Uykuları da var hafif mayışmış haldeler :)

6 Eylül 2009 Pazar

Eyüpte bir akşam

Geçtiğimiz çarşamba bir iftar sebebiyle yine Eyüpteydik. Bu sefer hazırlıklı gidip kuş yemlerimizi evden getirdik bol bol. İftar saatine kadar sahildeki çoçuk parklarında halasıyla oyunlar oynadı baldanadam. İftarda çoçuklu gelen sadece bizdik. Daha önceki deneyimlerine göre çok sakin olmasına rağmen hiç durmuyo bu çoçuk sürekli değişik bir şeyler yapmak istiyor yorumlarını duyunca inceden inceden güldük...










Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Baldanadam