08 Şubat 2010 Pazartesi

Nohutumuzun son hali



Nohutlarımız beklenenden iyi bir performans gösterdiler doğrusu. Arkamı çevirdiğim an büyüyor gibiler. Baldanadamla her gün suladık. Koparalımmı artık diyince kıyameti koparıyor. Bakalım nohutların mutfaktaki saltanatları ne kadar sürecek...


Tiyatroyu çok seven kuzucuk küçük kara balığı unutmasın diye oyunu bir kerede kutu tiyatromuzda sahneledik. Tiyatro işine iyice ısınan minnoşum ara ara kutuyu alıp hadi tiyatro yap diye tuttuyor.

Bir yandan yemek yaparken bir yandan hızlı hızlı yazmaya çalıştığım yazıyı baldanadamdan incilerle kapayayım.
-Hala duvarda top sektirir. Baldanadama gel beraber oynayalım der.Kuzucuk "Ben küçüğüm topu oyle atamam büyüyünce oynarım" der.
-Anne masanın kenarında sandalyede oturup çay içmektedir. Baldanadam da yerde sofra bezinin üstüne oturmuş bişeyler atıştırmaktadır. Anneye döner ve
Anne boşver yukarda oturma aşağıya gel der :)

02 Şubat 2010 Salı

Çıkartma aktivitesi ve karton kamyon


Kağıda yuvarlaklar çizdim ve içlerini çıkartma çeşitlerimizin renklerinde boyadım. Baldanadamın görevi hem doğru renk içine hemde taşırmadan yapıştırmaktı. Kolaylıkla yaptı bu işlemi. Son iki yeşili sıkılıp içeriden dışarı yapışırmaya başlarken aktiviteyi bitirdim. Güzel bir aktivite oldu bizim için ama sanırım biraz geç kalmışız bir kaç ay erkende yapılabilirmiş.


Artık eve gelen kutuların akıbeti belli. Hepsi oyuncak oluyor. Babişkonun getirdiği ayakkabı kutusunu oyuncak yapıcam dyip gezdiriyordu baldanadam. Baktım kenarından köşesinden delmeye başladı. Daha fazla bekletmeyeyim dedim. Kamyonumuz hayvan taşıma kamyonu oldu. Önüne de bir ip taktım. Çekip gezdiriyor. Tabi ömrü fazla uzun olacağa benzemiyor. 3-4 gün oynasa yeter. Zaten yapıldıktan sonra değil yaparken daha çok ilgisini çekiyor.

31 Ocak 2010 Pazar

İlk tiyatro deneyimimiz

Geçen sezondaki saat karışıklığımız yüzünden kaçırdığımız küçük kara balık oyununa dün oyun gurubu arkadaşlarımız Ceyda ve Ceylinle birlikte gittik. Kuzular oyuna beklediğimizden daha çok ilgi gösterdiler. Artık rahatlıkla başka oyunlarada gidebiliriz sanıyorum.

Oyun bitmiş artık çıkarken.Fotoğraf çekmek aklıma ancak geldi.


Kuzular çuf çuf trene bindiler.


Gülümseyin dediğimde kızların hali :) bizimkide oralı değil suyunu içmeye çalışıyor.


Herbiri bir yan dağılan kuzuları bir arada tutma çabası.

Baldanadama oyunu beğenip beğenmediğini sordum. Hala herşeye muhalefet olduğu ve olumsuz cevaplar revaçta olduğundan önce beğenmedim dedi. O zaman bir daha gitmeyiz diyince, yoo gidelim dedi. Hani beğenmemiştin diye sordum tabi. Ancak o zaman beğendim beğendim diye onayladı minik sıpa. Bu olumsuzluk hali ne kadar sürecek merak ediyorum doğrusu. Herşeyi tersinden sormak zorunda kalıyoruz. Bunu yapacakmısın diye sorsan cevap hemen hayır. Bunu yapmıcakmısın diye soruyoruzki bize muhalefetlikten yapıcam diyor :)

28 Ocak 2010 Perşembe

Sanat ve Bilim


Çimlenmeye bırakılmış nohutlarımız.
Pamukları kendisi yerleştirdi. Nohutları tek tek koydu. Üzerine ince tabaka pamuğu ben koydum ve suyunuda kendi döktü.


Kesme yapıştırma ağacımız.
Ağacın yuvarkağını kuzucuk, govdesini ben çizdim. Kağıtları birlikte kırpıştırdık. Yapıştırma işini kuzucuk yaptı

25 Ocak 2010 Pazartesi

Kısa Kısa


Parmak boyası aktivitesi son haftanın gözdesi. Uzunca bir süre yapmamıştık. Tekrar hatrlayınca suyunu çıkarmaya başladı. Yinede hakkını yemeyeyim uzun süre oyalayan bir aktivite tabi gözünü ayırmamka şartıyla.


Buz gibi havada küçük halayla salıncak keyfi. Üniversite öğrencisi halacığımız sömestır tatilini fırsat bilip yanımıza geldi. İki kafadar çok eğleniyorlar :)



Tamir delisi oğluşa babacığının kendi alet kutusunun yakasını bırakması için aldığı son hediyesi. Çok sevdi kimseyle paylaşmıyor. Hangi parçasını elimize alsak o ban lazım diyip elimziden geri alıyor.



Buda sandalye üzeindeki denemeleri

22 Ocak 2010 Cuma

Büyük Adim


İnsanlik için küçük baldanadam için büyük bir adim bugün atildi. Minik bebeğim bugün ilk defa klozete çişini yapti. Sabah kendi tuvalate gidelim deyince ki bu da ilk defa oluyor fırsatı kaçırmayalım dedim. Gittik oturduk biraz sonra sıkıldı kalktı. Tabi bez takmadım. Kahvaltıdan sonra hatırlattım tuvalete gidelimmi diye yine tamam dedi. Oturduk çok geçmeden anne bişiyy oluyoo diye bağırdı. Çoçuk bez olmayınca çiş yaptığını anca hissetti herhalde. Hemen abartılı bir sevinç gösterisi yaptım gururlandı. Hemen kalktı sifonu çekicem dedi. Sonra babaya telefonda haber verdik. Ben bu başarının ardından şansımı zorlayarak yine bez takmadım. Arada arada soruyorum tabi. Ama bu sefer oyuna dalmış yumurcağım yatak odasının parkelerinin üzerinde minik bir göl yaptı. Ben bişey yaptım buraya diye haber verince gördüm minik gölü. Üzülmesin diye olur böyle şeyler gel üzerini temizleyelim dedim. Sonrada orayı temzileriz dedim. Ben sileyim dedi. Hiç bir dağınıklığını kendi isteğiyle toplamayan minik adamım utandı sanırım. Kıyamıcaktım ama kendi temizlerse belki bir dahaki sefere aklında kalır diye verdim eline bezi. Bu kazadan sonra bez taktım ama oğlum kilotlar kirlenmiş kalmamış o yüzden şimdilik bez takalım sonra ben sana bir sürü alıcam hep onları giyicez tamammı diyerek güvenini sarsmamaya çalıştım. Havalar soğuk gidiyor ben bu şekilde bahara kadar gitmeyi düşünüyordum ama baldanadamım da ilk defa işaretler vermeye başladı kararsızım!

20 Ocak 2010 Çarşamba

Zeyneb için






Evlenmeden önce bir ara uğraştığım karakalem çalışmalarımdan örnekler. Annemin evinde çatı arasında kalmışlardı. Oradaki tadilat sırasında ortaya çıkınca Zeyneb'e vediğim söz geldi aklıma ve hemen el koydum resimlere. Zeyneb'cim ancak bir kaç tanesini ekleyebildim. Fotolarda kötü çıkmış ama idare et.
Blog Widget by LinkWithin