23 Mayıs 2011 Pazartesi

Son durumlar


Dört günlük tatilin ardından işte son dört günümü geçirmek üzere yine ofisteyim. Ofiste her şey ne kadar sakinse evde de bir o kadar kaos ortamı hakim. Bu haftasonu taşınmayı planlıyoruz. Herşeyi bir elden geçirmek gerekiyor. Ömerle artık malzemelerden şunu bunu yapıcaz diye bir sürü ıvır zıvırı atmamış saklamışım. Omer hiç bir şeyininden ayrılmak istemediğinden ondan gizli gereksiz şeyleri gonderiyorum. Kullanılmayan ilaçlar, bir daha kullanmayacağımız dergiler, eski ajandalar, eskimiş kıyafetler derken evden kocaman çöp poşetleri çıkıyor. Hafiflemiş hissediyorum doğrusu. Omerin bebekliğinden beri yaptığı bazı "sanat eserleri" nide tekrar elden geçirmek durumunda kaldım. Minicik ellerinin izleri, ilk pompozisyonlu resmi, ilk baskı çalışmaları, kesme yapıştırmaları, hepsine tarih atmışım yada o zamanki ayını yazmışım. Tekrar elime aldığımada bir garip oldum hele o minicik el izi ne kadar büyümüş benim baldanadamım dedirtti bana yine. Şimdilik bir poşete doldurdum. Eve taşınınca özenle dosyalayıp kaldırıcam inşallah.

Cumartesi doktor kontrolüm vardı. Minnokbalın cinsiyetini öğreniriz artık hevesiyle gittiğimiz doktor kontrolunden eli boş döndük. Minnokbal kordonunu bacaklarının arasına sıkıştırmış poposunu dönmüş yatıyordu. Doktor teyzesinin uğraşları fayda vermedi. Pozisyonunu değiştirmedi. En aznından sağlığının yerinde, gelişiminin normal olduğunu öğrendik çok şükür. Artık cinsiyet tahmini için heyecanlı bekleyişimizi bir dahaki kontorle kadar sürdürücez. Gerçi rüyama bakarsak mavi gözlü kızıl-kahve saçlı bir minik kızımız olacak nasipse :))

Baldanadamda da gelişmeler var bu ara. Havaların düzelmesi ve park sezonumuzun açılmasıyla birlikte hergün bol bol partkta oynamasını sağlıyoruz. En çok kova ve küreği ile kumla yada toprakla oynamayı seviyor. İlk başta oyuncaklarını paylaşmak istemesede biraz benim desteğimle artık başka çocuklarla birlikte oyun oynamaya başladı. Öyleki saatler geçsede dönüp bana bakmıyor. Bende yakınındaki bir banktan aralarındaki konuşmalara gülerek onları seyrediyorum. Bu günleri görebileceğim aklımın ucundan geçmezdi. Kuzucum hep yetişkinlerle ilişki kurmaya çalışır çoçuklara helede kendinden küçüklere asla ilgi göstermezdi. Şimdide gerçi çok cana yakın olduğu söylenemez ama en azından yanına gelen daha önceden tanımadığı bir çoçukla oyun kurup vakit geçirebiliyor. Herşeyin bir zamanı varmış demekki.

Birde kafasına koyduğu şeyin peşini bırakmıyor. Elindeki kum koyma ekipmanını(pet şişe) alan kendinden büyük çocuğu parkın içinde pet şişesini geri alana kadar kovaladı. Ben başka bir pet şişe bulup eline uzattım ama o kendi şişesini alana kadar vazgeçmedi. İki çocuk itişmeye başladıklarında ne yapacağımı bilemiyorum doğrusu. Yine başka büyük bir çocuk(okul çağında) Ömer kovasıyla oynatmıyor diye Ömerin kovasına tekme atıp etrafa savurdu o ana kadar müdahale etmemiştim ama o anda dayanamadım coçuğu uzaklaştırdım. Çocuklar sosyalleşmeye başlayınca çıkan problemler daha başka oluyormuş doğrusu. Şimdilik Ömeri büyük çoçuklardan gözetme kararı aldım. Kendi yaş gurubu ile olan itişmelerine karışmıyorum.

Şimdilik bizden haberler böyle. Biz taşıancağımız, ömerde kumbarasının açılıp kitap ve oyuncaklarına kavuşacağı günü bekliyor.Herkese sevgiler...

6 Mayıs 2011 Cuma

Bugünden not

Biraz önce oğluşla beraber öğlen uykusuna yatmıştık. Sohbet ede ede uyumak benim en büyük keyfim(Tabi benim amacım o uyuduktan sonra kalkmak olsada çoğu zaman başaramıyorum :) Kafalarımız yan yana yatarken yakın zamanda bu durumu gerçekleştirmenin bayağı zor olacağı kafama dank etti. Ağzımdan bebek gelince vik vik ağlayıp ikide bir uyanacak napıcaz dedim daha çok kendi kenime. Benim şeker abim merak etme anne ben onu uyuturum sonra birlikte kalkar evin işlerini yaparız diye beni teselli etti. Benim canım oğlum seni alıp tekrar içime soksam sarsam sarmalasam hiç bırakmasam... Ne olur bu kadar çabuk büyüme. Seni çokkk seviyorum.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Evde oynayalım anne



Baldankuzu ile doku uyuşmazlığı yaşadığımız şeylerden biri gezentilik. Kendisi evde oturup oyun oynamayı herhangi bir dışarı aktivitesine tercih ediyor küçüklüğünden beri. Banada hergün gezme olsun çok severim gezmeyi. Havalar biraz açtığından beri kış günlerinin acısını çıkartmak için ben gezme programları ayarladıkça baldankuzuda evde oynayalım diye tutturuyor .Bu aralar yine bu problemimiz tavan yaptı. Kuzuyu kapıdan çıkmaya ikna etmek için erkenden dil dökmeye başlamamız gerekiyor. Neyseki çıktıktan sonra devam etmiyor isteksizliği ama o kıvama gelene kadar ben kan ter içinde kalıyorum.

Geçen hafta cuma günü için onu mehter konserine götürmeyi planlamıştım ve kendisine söylediğimde de çok sevinmişti ama sabah gitme vakti gelince mırın kırın etti. Neyse ikna oldu gittik. Konser başlayınca da sesten rahatsız olduğunu söyleyip izlemek istemedi. Sabah çok erken kalktığından uykusuzluğuna verip hiç ısrar etmeden geri getirdim eve. Ertesi gün 23 nisan gösterilerine gitmeye yine zorla ikna ettim. Bir önceki günkü fiyaskodan sonra biraz korkarak götürdüm ama neyseki göz kırpmadan heyecanla seyretti bu sefer gösteriyi. Bu cumada bir haftadır hevesle beklediği karagöz-hacivat gösterisine gitmek istemedi. Ben gösteri sevmiyorum, gitmek istemiyorum evde oynayalımlar başladı sabah sabah yine. Ben bu gösteriyi seyretmeyi çok istiyorum lütfen bana eşlik edermisin diyerek anca ikna edebildim minnoku. Gösteriyi izlerken kahkahalara boğulmasını seyretmekse sabahki ikna turlarına değdi dedirtti bana. Gezenti annenin evcimen kuzusu olarak daha çilen bitmedi oğluşum. Bu uzun kışın ardından ben daha gezmelere doyamadımm :)


Bunlarda cumartesi gununden üsküdar turu resimleri

Gemiye binen baldanadam


Kozalakları boyamak için topladık ama bazıları havuzun dibini boyladı. Kötü olanlarını seçip ayırmış ömercik.


Yüksek yerde yürümekten çok hoşlanıyor boyu bizi geçiyormuş o zaman :)


Not1: Eyüpte her cuma günü cuma namazından iki saat önce Eyüp Sultan Cami meydanıda mehter konseri veriliyor. Meraklılarına duyrulur.

Not2: Karagöz balıkçı oyunu Fatih Reşat Nuri sahnesinde gösterimde. Hem çocuklar hem de büyüklerin eğlendiği bir gösteri. Karagöz ve hacivat baya modernleşmişler :)
Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Baldanadam