13 Eylül 2010 Pazartesi

Bayramın ardından

Şirketimizde bayram öncesi günlerin birleştirilmesi sayesinde oluşla 10 günlük uzun ve güzel bir tatil geçirdim. Bunun bayram öncesi kısmı genelde iftar misafirlikleri ile geçti. Bayramda da büyüklerimizi ziyaret ettik, el öptük bol bol. Çoğul kullanıyorum çünkü bir önceki bayramda el öpmeyi şiddetle reddeden baldanadam bu bayramda bizi hiç zorlamadı. Bayramdan önce hem el öpmeye hemde ikramlara hazırlıklı olması için baldanadamla bayramlaşmacılık oynamıştık. Aslında bu uyunu uydurmaktaki amacım bir taneden fazla şeker ya da çikolata almaması için ikna etmekti. Bir anlamda bunda başarılıda oldum. Kendisi ikinci bir çikolata ya da şeker istemedi ama ikramı çok seven sevgili akrabalarımız her yerde cebine bir tane daha şeker koymasını sağladılar. Ayrıca bu sene baldanadam harçlık almaya da başladı. Dün babası tarafından hediye edilen kumbarasına bayram harçlıklarını ve evdeki bozuk paraları zevkle doldurdu. Çok da seviçliydi hediye aldığı için ama sonra sofraya oturmamak için inat etti, hırçınklık yapmaya başladı. Anneannesiyle parkta bişeyler yemiş olduklarını öğrendiğimden fazla üstelemedim ama kuzucuk beni de sofraya oturtmadı. İlla gel oyun oynayalım diye ısrar etti. Karnımın aç olduğunun onun gibi arada bişeyler yemediğimi söylesemde bir türlü ikna olmadı. Yinede sofraya gitmekte kararlı olduğumu görünce "Ben seni özledim onun için oynamak istiyorum " dedi. Bu söz üzerine boynu bükük annenin cevabı tabiki ne oynayalım oldu.

Şimdi nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama bir uzmanın yazısında çalışan annelerin işten geldikleri ilk 20-30 dakikada sadece ve sadece çocukları ile ilgilenmeleri gerektiği yazıyordu. Bana da mantıklı geldiğinden işten geldiğimde başka bişeyle ilgilenmeden oğluşla özel zaman geçirmeye dikkat ediyorum ama dün yemekten sonra alışverişe çıkmamız gerektiğinden yemek için acele etmiştim. Oğluş duygularını ifade edebilecek kadar büyüdüğü için yanlış attığım adımı geri almam kolay oldu. Henüz bir bebek ya da konuşamayan bir çocuk olsaydı davranışlarını hırçınlık, huysuzluk olarak değerlendirip sebebini kolaylıkla dün öğlen uykusu uyumamış olmasına bağlıyabilirdim.

Düne geri dönersek, akşam yemeğini vaktinde yiyemeyen ben alışverişede sadece babişkoyu yollayıp oğluşla bol bol oyun oynadım. Sonra onunda karnı acıkınca birlikte bişeyler yedik. Dün öğlen uykusunu atladığı için, sözünü aldığı kovalamaca oyunuyla geceyi erken bitirip yatağımıza cupladık. Kahkahaklar eşliğinde sohbet ederken sonunda mışıl mışıl uykuya daldık...

Not: Oluş kendi odasında yatıyor ama o uyuyana kadar bende yanındaki çekyatta yatıyorum. Genelde uykuya dalana kadar çekyata yanıma geliyor biraz sohbet ediyoruz Uykusu iyice gelince yatağına geri dönüyor yada dalınca ben onu yatağına taşıyorum.



Abimlerdeki iftar ziyaretinde yengesi sayesinde çıplak krala dönüştürülen baldanadam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Baldanadam