12 Ağustos 2009 Çarşamba

Çukugaga!


Baldanadam buzdolabinda her daim dedesinin çukulatalarından olduğunu bilmektedir. Akşam yemeğini doğru düzgün yemediği halde çukugaga diye tutturmaya başlamıştır. Annesi dolapta çukugaga olmadığına oğluşunu ikna etmek için buzdolabını açar ve bir el çabukluğu marifet yapar. Baldanadama buzdolabı ortamı gösterilir pek ikna olmasa bile aradığını bulamadığı için fazla diretmez.

Annenin koyduğu çay demlenir. Anneanne keyfi artırmak için çayın yanına kavrulmamış yer fıstığı ve keçiboynuzlarının olduğu bir tabak hazırlar. Eller dolu balkona gidildiğinde baldankuzuda bizi beklemektedir. Anneannenin elindeki tabağı görünce gözleri parlar. Afacan bir gülümseme yüzünde yayılır. Anne ilk başta alayamaz. Kuzu tabağa hayran hayran bakmaktadır. Anne bu etkiyi bırakanın yer fıstığı olmadığını çok iyi bilmektedir ama keçi boynuzu da baldanadamın henüz tatmadığı bir bir şeydir.
Anne orada ne var diye sorduğunda baldankuzu fısıltılı ama çoşkusunu bastıramadan söyler: Çukugaga!

Toplu bir kahkaha tufanı kopsada baldankuzu heyecandan ne olup bittiğinin farkında değildir. Enayi çukugagası eline verilir. Kuzu kemirmeye başlar. Anneannenin yavrumu kandıramazsınız ben ona gerçegini verecem feryatları bastırılır. Dede ile anne kıs kıs gülmektedir. Baldankuzu tüm gece boyunda çukulata sandığı keçi boynuzunu kemirir durur...

10 yorum:

ZeyNes dedi ki...

Süper bir fikir gerçekten.Keçiboynuzunun faydalarını da düşününce bir taşla iki kuş vurulmuş oluyor:)

meldi dedi ki...

Haha benim fikrim değildi, olaylar kendiliğinden gelişti ama bunu bozmak niyetinde de değilim :)
Bu arada keçiboynuzunun pekmezini de tavsiye derim ben oğluşa pekmezini kullanıyorum uzun süredir.

yeni anne dedi ki...

hoş olmuş :)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

ay canım yerim onu:)sen mutlu olmuşsundur çukugaga yerine keçiboynuzu yiyince tabii..

meldi dedi ki...

Sağol yeni anne bencede hoş oldu. Fazla uzun süreceğini sanmasamda :)

meldi dedi ki...

Evet Baharcım . Gerçi kemirip kemirip tükürdü ama birazda olsa özü gitmiştir boğazına. Eve gelincede şöye bir zeytinyağlı fasulye yedi sen asıl o zaman benim keyfimi görmeliydin hahaha

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

zeytinyağlı fasülyemi??
oo süper nazar değmesin valla.

dün bizde sıcağı vardı, pilava karıştırıp arada kaybettim fasulyeyi ama çok yemedi bizimki :(

meldi dedi ki...

Doğrusu bu aralar iştahı çok az. Doğru düzgün hiç bişey yemiyor. Fasulyeyi yemesi de beni hem şaşırttı hem çok sevindirdi.

ensar bera ve annesi dedi ki...

aferin baldanadama.
ben de anne olmadan önce arkadaşlarıma derdim ki;sakın oğluşuma çikolata almayın.illa bişeyler getirecekseniz parlak ,renkli kağıtlara sarılmış ; cezerye,pestil,cevizli sucuk gibi mısır çarsısından yerli ürünler getirin.
onlar da dalga geçerlerdi.senin oğlun büyüyünce gerçek çikolatayı gördüğünde depresyona girecek.bu çikolataysa benim yediklerim neydi diye:)
bir öneri daha;kola aşkını frenleyemeyen bir anne,çocuğuna ;sulandırılmış pekmezle karışık soda veriyormuş ,kola diye.
anne işte:)
sevgiler...

meldi dedi ki...

Gofret olmayan başka eklentiler içermeyen gerçek çikolata yiyebiliyor oğluş. Diğer abur cuburlardan kaçıyoruz. Cezerye gerçekten iyi fikir bende şu mısır çarşısına bir uğrayayım ;)

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Baldanadam