21 Mayıs 2009 Perşembe

Yılsonu gösterisi


Hayır hayır tabiki baldanadamın değil. Kısmet olursa onu 4 yaşından önce anaokuluna göndermek gibi bir planımız yok. Bu gösteri Tuba'nın(Abimin eşi)sınıfının gösterisiydi. Kolejin tüm minimini birleri dün gece ailelerine bir gösteri sundular. Mantık olarak bu tür gösterilere karşıyım aslında. Çocuklari gereksiz bir strese sokuyorlar ve amacı sadece veliyi memnun etmek gibi geliyor bana. Gerçi şimdi çoçuklar o kadar özgüvenli o kadar umursamazki hepsi çok eğleniyor gibi gözüküyorlardı. Yaş itibari ile de ortak çalışmalar yapabilecek düzeydeler tabi.

Ben bir öğretmenin yakını olarak ordaydım. Hiç bir çocuğu tanımıyordum ama yaptıklari gösterilerde gözyaşlarımı tutamadım yinede. Herhalde kendi çocuğum o sahnede olsa bana hortum bağlanması gerekecekti :D. Veliler için de minik yavrularını o şekilde seyretmek gerçekten gurur verici olmalı.

Gelgelelim bizim baldadama, kendisi yine ilgiyi üzerine çekmeyi başardı. Bütün hareketli parçalarda yapabildiği tüm dans figürlerini sahne ile izleyiciler arasındaki boşlukta sergiledi, projeksiyona gidip gelip parmak attı, sahneye tırmanmaya çalıştı, kameraman abinin peşinde dolandı durdu. Ne kendi yerine oturdu ne beni oturttu. Arada bir kaç okul turu atmak zorunda kaldık.

Bu arada gerçekten bir kolej ile normal devlet okulu arasindaki farki kısmen de olsa gözlemleme imkanı buldum. Üniversite kampusu gibi bir okul. Bir çok yerde bulunamayacak kadar büyük bir sahne ve konferan salonu, bir sürü sanat atölyesi, spor tesisleri ile gerçekten göz kamaştırıcı. Sınıflarını gezme imkanı bulamadım ama bütün koridorlar çoçukların ürettiği sanat eserleri ile dolu. Herşey onların boyutlarına göre tasarlanmış. Tuba'nın nasıl bir öğretmen olduğunu bildiğimden öğretmen konusunda da bu miniklerin çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Her çoçuğun böyle şartlarda okuyamadığını bilmek çok üzücü, bizim içinde bu tür bir okul hayal ama elimizden geldiğince baldanadama en iyiyi sunmaya çalışacağız. Benim yaşadığım olumsuzlukları yaşamasını istemiyorum. Benim hayatımda malesef öğretmenlerimin ve okuduğum okulların pek güzel anıları yok. Akademik anlamda da bana hiç katkıları olmadı. Şimdi bilgisayar mühendisi olabildiysem bu tamamen benim ve ailemin çabaları sayesinde olmuştur. Her çoçuğun hakettiği gibi sevgiyle ve bilgiyle eğitilebilmesi dileğiyle..

Not:Fotoğraf yine alıntı. Ben işten çıktığım için makineyi almamıştım. Dayımızın telefonuyla çekilenlerde elimize ulaşmadı malesef...

2 yorum:

Güneş Büyüktelli Akay dedi ki...

Ben bu tür gösterilere pek karşı değilim :) Benim bir büyüğüm hep derki çocuğun içinde yoksa okumak nereye gönderirsen gönder..

meldi dedi ki...

Günescim cocugun icinde yoksa olayi da bence biraz karisik aslinda. Her cocugun bir yetenegi vardir illaki akademik anlamda yetenekli olmak zorunda degil spor, sanat, zanaat gibi alanlarda da yetenekli olabilir. Benim okudugum gibi vasat okullarda malesef bu yetenekler de ortaya cikamiyor. Akademik olarak da basarili degilse cocuk ya cok silik oluyor ya da kendini olumsuz yonlerde ispatlamaya calisiyor neyse bu hamur cok su goturur. Ayri bir post lazim konu hakkındaki düşüncelerim için :p

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Baldanadam